Home Genel Yeni Başlayanlar İçin Blog Yazmak 6: Neden bir etiket stratejisine ihtiyacınız var?

Yeni Başlayanlar İçin Blog Yazmak 6: Neden bir etiket stratejisine ihtiyacınız var?

written by Deniz Gözler Özenç 5 April 2015
Yeni Başlayanlar İçin Blog Yazmak 6: Neden bir etiket stratejisine ihtiyacınız var?

İçerik stratejinizin bir parçası olan etiket stratejisi, her blog yazarının itinayla üstünde durmadığı bir mevzudur.

[dropcap] E [/dropcap]tiketler (yani “tag”ler,) yazdığınız içeriği Google’da arayan bir kişinin size ulaşmasını sağlayan kelimeler ve/ya kelime gruplarıdır. İnternette göreceğiniz standart tavsiye şudur: blog yazınızı tamamladığınızda yazının konusuyla veya içeriğiyle ilgili en önemli / belirgin kelimeleri seçerek “etiketler” için ayrılmış kısma girmelisiniz.

Etiketlerinizi etiketler kısmına gireceğiniz doğrudur da, etiketlerinizi nasıl seçmeniz gerektiğini pek detaylandırmazlar. Burada işin içine kullanıcı davranışı ve Google’ın sizin sayfanızı nasıl değerlendirdiği gibi faktörler girer.

Google, aynı etiketi kullanan birden fazla sayfayı sıralarken, her bir sayfada o etiketten kaç tane içerik girildiğine de bakar. En yüksek sayıda içeriği olan sayfa, sıralamada avantaj kazanır. Yani “kısa film” etiketiyle, kısa filmler hakkında 64 adet içeriği olan bir sayfa, yalnızca 3 adet içeriği olan bir sayfaya göre avantajlıdır. Keza kısa filmler üzerine bir külliyat yahut da nispeten sağlam bir arşiv barındıran bir sayfada, kullanıcının aradığı bilgiye ulaşması daha muhtemeldir.

Google’da “kısa film” kelimeleriyle bir arama yapmış olan kullanıcının 64 adet “kısa film” içeriği bulunan sayfayı sosyal medya veya bülten aracılığıyla takip etmek istemesi kuvvetle muhtemeldir. Halbuki yalnızca 3 içeriği olan sayfaya kullanıcı “bir bakıp çıkacaktır.” Burada diyebilirsiniz ki, “ama benim diğer içeriklerim de çok güzel, yeter ki kullanıcı benim sayfama gelsin ve yazdıklarımı bir görsün.”

Demeyin! Çünkü bu bakış açısı, Türkiye’deki herhangi bir restaurantın önünde “welkaam, welkaam, buyruuun” diyerek, yoldan geçen müşteriyi zorla içeri buyur etmeye çalışmaktan farksızdır. Çünkü mekanın önünden geçen müşteri bilir ki içerde her telden birşeyler vardır ama o restaurant aslında hiçbir yemeği çok da iyi yapmıyordur.

Bir kısım insan şöyle bir bakıp çıkacaktır – ki biz buna internet dilinde “bounce rate” diyoruz ve Google “bounce rate”i yüksek olan sayfaları sıralamalarda aşağılara atıyor. Bir kısım insansa mutlaka içeriye girecektir doğru ama büyük ihtimalle bir daha restauranınıza gelmeyecektir.

Halbuki siz, sayın profesyonel blog yazarı adayı: sayfanıza gelen ziyaretçiyi takipçiye, takipçileri de müşteriye ve/ya size gelir getirebilecek bir topluluğa çevirmek istiyorsunuz.

Ve bunu yapmak için ihtiyacınız olan içerik stratejisinin bir parçası olarak etiket stratejisine de ihtiyacınız var. Yani: pizzacı, kebapçı ya da Çin restaurantı – ne olduğu önemli değil ama atmosferiyle, menüsüyle, hedef kitlesiyle, iş planıyla birlikte stratejik olarak konumlandırılmış bir restauranta.

Nasıl yapacağınızı merak ediyorsanız sizi bir sonraki yazıya alalım 😉

[line]

Sonraki yazı: 7. İçerik stratejisi geliştirmek

Önceki yazı: 5. SEO dediğin nedir ki?

Bunlar da ilginizi çekebilir:

%d bloggers like this: