Home İlham 1 aylık juice detox yapan Pınar Varlık’ın hafta hafta günlüğü

1 aylık juice detox yapan Pınar Varlık’ın hafta hafta günlüğü

written by Deniz Gözler Özenç 19 November 2015
1 aylık juice detox yapan Pınar Varlık’ın hafta hafta günlüğü
Ben juicing’i yeni keşfettim keşfetmesine ama insan gerçekten de hayret ediyor: meğer ne çok juicesever, wellnessçı ve pozitif insan varmış etrafımda da ben bilmiyormuşum. Bunlardan biri de Sabancı Üniversitesi’nden arkadaşım Pınar Varlık. Üstelik öyle böyle değil, gözünü karartıp tam 28 günlük juice diyetine girdi Pınar geçtiğimiz yaz. Sağolsun beni kırmadı, detox serüvenini hafta hafta yazdı. İşte Pınar’ın ağzından 1 aylık juice detox’una girince başınıza gelmesi bir hayli olası durumlar:

28 Gün, 1 Katı Meyve Sıkacağı ve Veda Edilen 10.6 kg

Yaklaşık 4 senedir “Sağlıklı Yaşam ve Beslenme” sektöründe çalışsam da terzi gerçekten de kendi söküğünü dikemiyor… İş kendinize gelince, bütün birikim ve tecrübeyi elinizin tersi ile itip sanki haberiniz yokmus gibi davranabiliyorsunuz.

Uzun yıllardır Emotional Eating (Duygusal Açlık) denilen bir problem ile yaşıyorum. Sürekli kilo alıp veriyorum. 3-5 kg’dan bahsetmiyorum bu arada, çok kısa periyodlarda 15 kg alıp 10 kg vermek gibi… Özetlemek gerekirse, içinizdeki kayıp ya da bastırılmış duyguları yemek yiyerek unutmaya calışma sendromu diyebiliriz. Bunca yıldır yedim yedim bitmedi anlayacağınız 🙂 Bu konuda bambaşka bir yazı yazmak lazım…

Neyse: uzun lafın kısası, daha önceki master detoks tecrübelerim çok işe yaradığı için vücudu tamamen resetlemeye karar verdim. Bunun için de en iyi adres Jason Vale’in 28 günlük “Super Juice Me” planı oldu.

Özetlersek: 28 gün boyunca sadece meyve ve sebze suları ile besleniyorsunuz. Ürkütücü gelmesin, aslında düşündüğünüz kadar zor değil. Sabahları bir shot meyve-sebze suyu ile güne başlayıp, takiben sabah-aksam birer shake, yani koyu kıvamda bir içecek, öğlen ve öğleden sonra ise meyve ve sebze suları. Haftada 2 gece ev yapımı badem sütü ile içeceğiniz de var. (Tarifimiz şurada.)

Daha önce 7 güne kadar master detoks yapmış biri olarak 28 günü duymak beni bile korkuttu. Ama çok kararlıydım ve ne olursa olsun bırakmayacağım dedim. Bu arada bu programa Pazartesi günü başlamayarak, bir totem denedim, ve gerçekten de bozulmadı 🙂

En zor kısmı sosyal hayatı devam ettirebilmek

Programın başarısı, organizasyondan ve hazırlıklı olmaktan geçiyor. İşin tek püf noktası bu aslında: dolapta malzemesiz kalmamak, içeceksiz kalıp kendine bahane yaratmamak ve katı meyve sıkacağı ile aşk yaşamak. Tabii bir de kendine inanmak ve sonucu hayal etmek. En zor kısmı ise inanın aç kalmak değil, sosyal yaşamı ve iş yaşamını sıkıntısız devam ettirebilmek…

Cumartesi günü gittim alışverişimi yaptım, pazar günü de başladım. Bu arada alışveriş listesi ile alışveris yapmak gercekten çok pratik ve hızlı oluyor…

juice1. Hafta: Neredeyse bütün detoks semptomlarını yaşadım

İlk 2 gün inanılmaz bir baş ağrısı ve enerji düşüşü yaşıyorsunuz. Pancar suyu kan sekerini çok düşürüyor. Bol bol bitki çayı ve su tükettim. Boş vakitlerimi yatıp istirahat ederek geçirmeye çalıştım. 3. Gün inanılmaz bir boğaz ağrısı ve burun tıkanıklığı ile uyandım.

Ve çok büyük ikilemde kaldım. Ya gerçekten çok çok hasta olmuştum ya da Herxheimer Reaksiyonu dediğimiz, vücudun bakterilerden arınırken oluşturduğu birtakım semptomlar yaşıyordum. İşte bu nokta dönüm noktamdı sanırım ve detoksumu bozmamaya karar verdim!!

“Ya Allah aşkına sanki hayatında hiç grip olup dışarılara eller havaya yapmaya çıkmadın?? 2 günde ölmezsin,” dedim ve devam ettim. Ayrıca program içeriğine olan güvenim de sonsuzdu. Mikrobesinlerle ve vitaminlerle dolu bir programda fast-food yemediğim icin iyileşemeyecek değildim. Ve mucize gerçekleşti, 1 haftada yataktan kalkamam derken ertesi gün hiçbir şeyim kalmamıştı…

5. ve 6. günlerde duygusal reaksiyonlar vermeye basladım, ağlama, aşırı hassas olma gibi. Ama size 7. gün yataktan nasıl uyandığımı anlatamam… Çünkü yaşamadan anlayamazsınız, yeniden doğmuş gibi! İnanılmaz bir enerji, mutluluk ve sağlıkla birinci haftayı kapattım.

2. Hafta: Hayatım kolaylaşmaya başladı

Semptomlar geçti, hayat devam etmeye başladı. İlk haftayı sağlıklı kapatıp semptomların çoğundan da kurtulunca hayat daha kolay devam etti.

Juicer’ı temizlemek ve aynı düzende alışverişini yapıp içeceklerini hazır etmek gercekten zor. İlk hafta bütün arkadaş davetlerini reddetmişken, ikinci hafta önümdeki 21 günün eve kapanarak geçmeyeceğine karar verdim ve sosyalleşmeye başladım. Yemek yiyormuş gibi masaya oturdum, içeceklerimi özenle hazırlayıp servis ettim, zevk alarak, yavaş yavaş, başkaları yemek yerken onlara katılarak tükettim. Hatta 1 aksam caz dinlemeye bile çıktım, herkes içkisini yudumlarken ben limonlu su içiyordum. Zaten karanlıkta kimse anlamıyor 🙂 İkinci haftanın sonunda 5.5 kg ya yakın kilo kaybettim. Cildim o kadar parlıyordu ki, gündüzleri makyaj yapmayı bıraktım ki – evet bir Türk kadını olarak bakkala bile rimelsiz gitmeyenlerdenim 🙂 Tırnaklarım inanılmaz güçlendi.

3. Hafta: Enerji patlaması, belirgin kilo kaybı ve parıl parıl saçlar

İşte bu hafta ölüm haftası.

Programın anca yarılandığını anladığında gözlerde bir yaşarma oluyor. Tekrar hatırlatayım, açlıktan kesinlikle değil. O içecekleri hazırlayıp, makinayı temizlemekten öyle bir fenalık geçiriyorsun ki, gözün dönüyor.

Bu hafta insanların “Waoww çok kilo verdin, süper gözüküyorsun!” yorumları çok işine yarıyor çünkü artık herkes de bildiği için pes ettim deyip programı bırakamıyorsun. Zaten bırakmaya kıyamazsın da! Şimdi bırakırsam bir daha asla kendimi affetmem diyip, yarana juice basıyorsun 🙂 Bu hafta saçlarım parıl parıl oldu, hatta kuaförum özel bir ürün kullanmaya başlayıp başlamadığımı sordu, sık sık gym’e gittim çünkü enerji patlaması yaşadım – ki normalde kaplumbağa gibiyimdir.

4. Hafta: Kendimle barıştım

Nihayet bitti diye düşünmeyin, daha bir hafta var. Ama bakalım toplamda kaç kilo vereceğim diye düşünmeye başlayıp, daha bir hızla asılıyorsunuz. Her ne kadar esas amacım kilo vermek değil de vücudumu ve zihnimi resetlemek olsa da, tabii ki kilo vermek sizi mutlu ediyor. Bu hafta da hiçbir yan etki yaşamadım. Sadece özellikle shake’lerimi bitirememeye başladım. İçecekler çok fazla geldi ve maalesef bazılarını yarım bıraktım.

Bu maceranın bitiminde 10.6 kg vermiştim, inanılmaz mutlu ve pozitif bir enerjiye sahiptim. Saçlarım, cildim ve tırnaklarım mükemmel ötesiydi. Gözlerim ışıl ışıl parlıyordu ve bunları yazarken abartmıyorum. En önemlisi de kendimle barıştım, uzun süreden sonra ilk defa kendimi takdir ettim, aferin dedim ve kendimle gurur duydum. Yaptım dedim, evet, başardım!!!

29. günde çok güzel çiğ bir kahvaltı yaptım. Çiğ beslenmenin faydaları bir yana, 28 günden sonra ilk defa o yiyeceği ısırıp, çiğnemek ve tadını tam alabilmek tarif edilemez bir deneyim…

juice-detox-diyet-beslenme-saglik-pinar-varlik-jason-vale

1 aylık değişimim: öncesi ve sonrası 🙂

Sonrasında 3-4 gün daha raw (çiğ) beslendim ve pesketaryan yaşamıma geri döndüm. Jason Vale’in de dediği gibi “Ben bunu yapamam” psikolojisinden “Ben bunu yapabilirim ama yapmak istemiyorum” psikolojisine geçtiğimiz anda hayatta herşeyden vazgeçmek mümkün. Bütün cevaplar bizde aslında.

En sevdiğim shake tariflerinden birini verip yazımızı noktalayalım efendim, detoksa gerek yok, o kadar lezzetli ki bence her zaman güzel bir kahvaltı opsiyonu olabilir.

Bu tarif için öncelikle ev yapımı badem sütü hazırlamak gerekiyor. Okumak isteyenleri buradan alalım.

Afiyetli, sağlıklı günler olsun 🙂

Bunlar da ilginizi çekebilir:

%d bloggers like this: