Home Genel Liste başlıkları oluşturmanın blogunuza ve size sağladığı reddedilemez 5 fayda

Liste başlıkları oluşturmanın blogunuza ve size sağladığı reddedilemez 5 fayda

written by Deniz Gözler Özenç 9 December 2015
Liste başlıkları oluşturmanın blogunuza ve size sağladığı reddedilemez 5 fayda
Başlıklarınızı liste formatında kurgulamaya başladığınızda, hem blogunuz hem de sizin için çok heyecanlı şeyler olmaya başlayabilir.

Hani demiştik ya, ne yazacaksanız yazın ama önce başlığınızı yazın. Atacağınız başlık okuyucu sayınızı 4 katına kadar çıkarmanıza yardımcı olur.

Bu aynı zamanda yazacağınız içeriğin formatını da belirleyen çok çok önemli bir “detay.”

1. İlgi çeker.

İnternette her gün yaklaşık 3 milyon yeni blog yazısı yayınlanıyor. Bu:

  1. Bu kadar çok içerik arasından bulunabilmeyi,
  2. Bu kadar çok içerik arasından aradığınız içeriğe ulaşabilmeyi zorlaştırıyor.

Şimdi blogger (içerik üreticisi) kimliğinizi bir kenara bırakıp, okuyucu/seyirci (içerik tüketicisi) kimliğinizle düşünün. Facebook’ta, Twitter’da, Google aramalarınızda veya herhangi başka bir mecrada karşınıza çıkan linke kaç dakika ayırabiliyorsunuz? Çoğunlukla linke tıklıyor, bazen yazının sonuna kadar okuyor, nadiren aynı sayfadaki ikinci bir linke tıklıyor ve temelde çok bol vaktiniz yoksa ve açılan içerik sizi acayip heyecanlandırmadıysa o websayfasına 5 dakikadan uzun vakit ayırmıyorsunuz, değil mi?

Peki liste içerikleri için aynı şeyi söyleyebilir misiniz?

2. Hızlı tüketilip, hızla viralleşir.

Derleme içeriklerin büyüsü işte bu: Normal şartlarda 15 dakika ayıracağınız bir araştırma, 3-5 dakikada sonlanıyor. Uzun uzun yazı okumaktansa şöyle bir göz gezdirerek ilgili maddelere odaklanabiliyorsunuz. Başlığa tıkladığınızda tam olarak neyle karşılaşacağınızı biliyorsunuz – dolayısıyla neredeyse her zaman sonuna kadar okuyorsunuz. Ve belki de en önemlisi: içerik kaliteliyse, yani gerçekten okuyucuya vaadettiğini sunabiliyorsa paylaşmaya değer oluyor.

3. Hep güncel, hep güncel.

Liste içerikleri okuyucuya sebepler – sonuçlar, “içeriden” bilgiler, ipuçları ve deneyimler, yol ve yordam, derleme kaynaklar, tipleme ve kategoriler sunabiliyorsa her dem yeşil ağaçlar gibi paylaşılmaya ve değerlenmeye devam ediyor. Bunun sonucunda da hazreti Google, blogunuzu arama sonuçlarında yukarılarda çıkarmaya özen gösteriyor.

4. Konunuza ne kadar hakim olduğunuzu gösterir.

4 yıllık asistanlığım süresince üniversitede Siyaset Teorisi anlatmış birisi olarak aldığım en önemli derslerden biri: bir konuyu basitçe anlatamıyorsanız hala öğrenmemişsiniz demektir. Paylaşmaya değer liste içerikleri hazırlayabilmek, çok iyi bildiğiniz bir konuyu madde madde anlatabilmeyi gerektiriyor. Diğer bir deyişle, önce ödevinizi yapmış olmak lazım.

5. İş başarınıza doğrudan etki eder.

Konunuzu iyice araştırarak ve/ya yılların deneyimini süzgeçten geçirerek sunabiliyorsanız, paylaşmaya değer listeleriniz, bir uzman olarak otoritenizi pekiştirir. Sürekli moda hakkında yazan, stil ipuçları veren, sezonun en iyi ürünlerini derleyen ve kaynak olarak kullanabildiğiniz bir moda blogger’ı sizin ve başkalarının gözünde zamanla bir moda otoritesi/bilirkişisi olarak yer eder. Böylece konusunda aranan, fikrine başvurulan, iş imkanları sunulan bir kişi olmasını sağlar. Demem o ki, özellikle işinizle ve/ya eğitiminizle ilgili paylaşmaya değer listeler oluşturmanız, blogging’i özellikle iş amaçlı kullanıyorsanız son derece iyi geri dönüşler almanıza yardımcı olur.

Ne dersiniz? Bu liste sizin için yararlı oldu mu? Lütfen ilgisini çekebileceğiniz dostlarınızla paylaşmaktan çekinmeyin. Yorumlarınızı ve sorularınızı bekliyorum 🙂

Sevgiler,

D.

Sonraki yazı: Çok Paylaşılan bir “Nasıl Yapılır?” başlığı nasıl atılır?

Önceki yazı: Okuyucu Sayınızı Nasıl 4 Katına Çıkarırsınız?

Bunlar da ilginizi çekebilir:

%d bloggers like this: