Home AuthorsAll posts by Deniz Gözler Özenç
Author

Deniz Gözler Özenç

Marie Kondo ablamız Tokyolu bir “düzenleme uzmanı.” Evet, böyle bir meslek varmış. Bütün hayatı insanların yaşam alanlarını nasıl daha derli toplu tutabileceklerini anlamaya çalışarak geçmiş. 2001’de yazdığı “Hayatı Sadeleştirmek için Derle Topla Rahatla: Japon Toplama ve Düzenleme Sanatı” (The Life Changing Magic of Tidying: The Japanese Art of Decluttering and Organizing) kitabıyla en çok satanlar listelerine girmiş, kitapları 40 dile çevrilmiş, 6 milyondan fazla satmış. “Konmari Metodu” diye aratın Google’da, bakın neler çıkıyor. (Ben anneme “düzenleme uzmanı olucam” desem Google moogle dinlemez valla :)) Çılgın Konmari tespitleri Ama ablamız boş değil. Çok sağlam tespitleri var: Evimizde tahmin edemeyeceğimiz kadar çok gereksiz eşya bulunduruyoruz. Evimizdeki eşyaların miktarından ötürü…

0 Facebook Twitter Google + Pinterest

Bugün, halamın Moda Küçük Salon’da sahnelenen yeni oyunu “Kapılar”ı izlemeye gittim. (“Fazla spoiler vermemek adına şöyle izah edeyim,” diye başlayacaktım ama spoiler oldu. Siz iyisi mi okuyacaksanız oyuna gidin. Yok eğer yer bulamazsanız – çünkü küçük bir salonda ve ayda birkaç defa oynanıyor – yine de en azından hikayeyi okumuş olursunuz, fena mı olur? Neyse, an itibariyle yazıyı okuma ya da okumama kararını alabilmeniz adına size yeterince düşünme süresi kazandırdığıma göre “spoiler”lı paragrafa geçiyorum.) Ukrayna’da geçen bir Godot hikayesi düşünün. Yine iki karakter var, yine oyun boyunca bekliyorlar. Kurtarılmayı bekliyorlar. Oyun boyunca ölü olup olmadıklarını bilmiyorlar bile. Ve oyunun sonunda farkediyorlar ki, aslında başından…

0 Facebook Twitter Google + Pinterest

Farklı versiyonları şurada burada karşıma çıkan bi hikayeden çok etkilenmiş olmalıyım. (Doğrusunu bilen veya kaynak gösterebileniniz varsa ve yorumlarda belirtirse şahane olur.) Deniz kenarında bir balıkçının yanına gelen bir adam: “Yahu ne kadar güzel balıkların var. Satsan ne çok para kazanırsın,” der. Balıkçı ilgisizce “Ne olacak ki satınca?” diye sorar. “Kazandığın parayla işini büyütürsün. Daha da çok para kazanmaya başlarsın.” “Sonra?” “Para biriktirebilir, kendini güvenceye alabilirsin.” “Neden?” “Böylece rahat bir emekliliğin olur.” “Nasıl yani?” “Böyle her gün denizin kenarında hiçbir şey yapmadan, rahat rahat oturabilirsin.” Balıkçı adama bu defa dikkatle bakar ve gülümser. O her gün denizin kenarında hiçbir şey yapmadan…

0 Facebook Twitter Google + Pinterest

Merhaba!

7 February 2017

Ben Deniz. @haydemusic adı altında birtakım müzikli soytarılıklar yapıyor, @budavivacom‘da da güncel, ilham veren şehir ve turizm haberleri, seyahat hikayeleri yayınlıyorum. (Arzu ederseniz her iki projeye de katkıda bulunabilirsiniz.) Zaman zaman @scosays’in vloglarında da beni görebilirsiniz. 🙂 ÖSS’ye Fen’den girdim, toplumsal ve siyasal bilimler okudum, gittim üstüne sosyoloji ve sosyal antropoloji okudum. “Yaratıcı direniş” diye saçma sapan bi kavrama çok feci takıldım. Ufak bir Milliyet tecrübesinin ardından Bilgi Üniversitesi’nde Siyaset Bilimi Doktorası programına ve araştırma görevine başladım. Hayır, doktora bitmedi. Okula girdimde Foucault’cuydum: Fukoculuğu bırakmak istedim, olmadı. 4 sene sonra ülkede “yaratıcı direniş” patlama yaptı, ben o sırada hala Fukocuydum. Böylece tam zamanlı olarak dijital medya işi…

0 Facebook Twitter Google + Pinterest

Öss’ye hazırlanıyoruz, @scosays’le yeni tanışıp çıkmaya başladığımız günler… Yeldeğirmeni’nde Yavuz Hoca’dan fizik dersi alıyoruz. Dedi ki: “Bazı öğrenciler vardır, önce zor soruları çözmekle uğraşırlar. Zor sorular biterse kolay olanlara geçerler. Oysa her soru 1 puandır. Zor olanı da çözseniz, kolay olanı da çözseniz aynı puanı alacaksınız. Dolayısıyla siz önce kolayları çözün, vakit kalırsa zor sorularla uğraşırsınız.” Çok haklıydı. Üstelik zor soruları çözmeye çalışırken iyice stres olup yoruluyor, kolay sorularda hata yapma ihtimalimizi de artırıyorduk. Yıllar geçti, okul bitti. Hayatıma sırasıyla iş, köpeğim, evlilik, girişimcilik ve nihayetinde de kızım girdi. Ve farkettim ki hayatım, kimileri için dışarıdan çok kolay gözükse de…

0 Facebook Twitter Google + Pinterest

Bahçe bakımı, bilen bilir, emek ister. Zaman ister. Biraz da bilgi ister. Sabah iş/okul – akşam ev düzeninde olanlarımız için maalesef biraz fazla iddialı bir uğraş. Ama bir saksılık bahçemizin olamaması için hiçbir sebep yok! Üstelik bu minik bahçeler, hediyelik olarak da çok güzel!

0 Facebook Twitter Google + Pinterest

Geçtiğimiz yazıda 50TL ve altı ahşap oyuncaklara bakmıştık. Bu sefer bütçeyi biraz genişletirsek neler satın alabileceğinizi görmeniz için 50-100TL arası oyuncaklara bakmak istedim. Bu fiyat aralığında da çok oyuncak var tabii ama fiyat-kalite-öğreticilik üçgeninde fiyatının karşılığını alabileceğiniz oyuncakları derlemeyi tercih ettim.

0 Facebook Twitter Google + Pinterest

Biliyorum, vaktiniz dar. İstanbul’da neler olup bittiğini, çocuğunuzla ve arkadaşlarınızla ne zaman hangi programı yapabileceğinizi oturup araştırmaya vaktiniz yok. O yüzden oturdum, sizler için Mart ayı boyunca ailece katılabileceğiniz, yahut sadece çocuklarınızı katılmaları için götürebileceğiniz 15 etkinlik seçtim. Afiyet olsun efem, iyi eğlenceler! 😛

0 Facebook Twitter Google + Pinterest

Sıkı bir karın ve belirgin karın kaslarına sahip olmak istiyorsunuz. Belki diyet ve egzersiz yoluyla bu amacınıza ulaşmak üzere çalışmalara başladınız bile. Geçtiğimiz yazısında 5 yıllık kilo verme serüvenini ve bize kalıcı kilo vermek için vazgeçmemiz gereken 7 bahaneyi yazan Serra Alkoçlar Alp, bu hafta da mükemmel bir karna sahip olmak isteyenler için kendi deneyiminden edindiği ipuçlarını paylaşıyor. 

0 Facebook Twitter Google + Pinterest

Sevgilinizle evde baş başa mükemmel bir akşam yemeği planlıyorsunuz. Geçen yazımda yemek yapmaktan hiç anlamayan biri olsanız bile kolaylıkla hazırlayabileceğiniz etkileyici bir romantik menü için ipuçları paylaşmıştım. Bu yazıda da romantik bir ortam yaratmak üzerine ihtiyacınız olacakları derledim.

0 Facebook Twitter Google + Pinterest