Farklı versiyonları şurada burada karşıma çıkan bi hikayeden çok etkilenmiş olmalıyım. (Doğrusunu bilen veya kaynak gösterebileniniz varsa ve yorumlarda belirtirse şahane olur.)

Deniz kenarında bir balıkçının yanına gelen bir adam:
“Yahu ne kadar güzel balıkların var. Satsan ne çok para kazanırsın,” der.

Balıkçı ilgisizce “Ne olacak ki satınca?” diye sorar.

“Kazandığın parayla işini büyütürsün. Daha da çok para kazanmaya başlarsın.”

“Sonra?”

“Para biriktirebilir, kendini güvenceye alabilirsin.”

“Neden?”

“Böylece rahat bir emekliliğin olur.”

“Nasıl yani?”

“Böyle her gün denizin kenarında hiçbir şey yapmadan, rahat rahat oturabilirsin.”

Balıkçı adama bu defa dikkatle bakar ve gülümser. O her gün denizin kenarında hiçbir şey yapmadan rahat rahat oturuyordur zaten.

Benim gözünde yukarıda resimdeki yazıda (ekran küçükse resme tıklayıp tam sayfa yaparak da okuyabilirsiniz) John Lennon’ın anlattığı mutluluk böyle bir şey. Çok basit ama bir o kadar da zor. Değeri vakitle ölçülüyor, parayla da satın alınamıyor.

Size “her gün denizin kenarında hiçbir şey yapmadan rahat rahat oturabilme” hissi veren şey nedir?

Peki mutlu olmayı hakettiğinize inanıyor musunuz?

Eh, tembel bir insan da değilseniz sonuç: sizi mutlu eden şeylere vakit ayırmak sizi mutlu edecektir.

Çok basit, değil mi?

Peki buna vaktiniz var mı?

Benim yok. Şimdilik.


Önceki yazı: Zor olanı kolaylaştırmak.

Sonraki yazı: – You want change? Vereceksin 300 dolar.

7 Şubat 2017